KPL.GOV.TR

 KRİMİNAL POLİS LABORATUVARLARI

ANA SAYFA

ENGLISH

KPL HAKKINDA
KPL 
Misyon ve Vizyon
Tarih
Personel
Organizasyon
SERVİSLERİMİZ
Kimler Faydalanabilir?
Servislerimizin Listesi
 
DELİL TESLİM ETME
Teslim Prosedürleri
KPL YERİ/İRTİBAT
Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Adana, Erzurum, Samsun, Bursa, Antalya, Kayseri
HABERLER
2003 Haberler
2002 Haberler
2001 Haberler
İNSAN KAYNAKLARI
Üniversite Mezunları
Polis Akademisi Mezunları
TEKNOLOJİ
KPL'de Üretilen Teknolojiler
Satın Alınan Teknolojiler
ARAŞTIRMA
Balistik Denemeleri
Biyolojik Silahlar... (Yakında)
KPL İLE İŞ YAPMAK
2004 Yılı İhaleleri
Sponsor Firmaları (Yakında)
Araştırma Konuları (Yakında)

 
gogunc.jpg (26278 bytes)İbrahim SEMİZOĞLU

Komiser Yard.

------------------------------


SİBER TERÖRİZM VE BİYOLOJİK SİLAHLAR

Görünen o ki Köroğlu’ nun “Barut icat oldu mertlik bozuldu” sözünden beri mertliğin bozulmasının yanında savaşların ve terörizminde şekli ve metodu değişti. Dünyanın çeşitli bölgelerinde doğa koşullarının oluşturduğu, kimi zaman orman kimi zaman dağ, kimi zamanda vahalarda saklanan ve vur kaçlarla kendini gösteren terör ve hatta o zamanki adı ile eşkıyalık yerini; evinde oturan, İnternet ve bilgisayarla ülkeleri ve savunma sistemlerine korku salan, hazırladığı şarbonlu yada anthrax’ lı mektuplarla binaları hatta şehirleri tehdit edebilen kişilere bıraktı. Artık yolda yürürken yada seyahat ederken durdurulma imkanımız kalmamış olabilir ama dokunduğumuz bir mektup zarfı ile ölümle yüz yüze gelmemiz, belki de bilgisayarımıza girecek olan bir virüsle tüm yaşamımız boyu kaydettiğimiz çalışmalarımızın gözümüz önünde yol oluşuna tanık olabiliyoruz. Artık terörizm ve terör silahları da modernize oldu. Her ne kadar son Afganistan savaşı ile bizler ve Türkiye bu tip olaylarla yüzleşiyor olsa da dünya tarihi son çeyrek yüzyılında böyle onlarca atağa tanık oldu. Görünen o ki bundan sonrada yol kesen eşkıyalar olmayacak ama biz kendimizi o günlerden daha yalnız ve korumasız hissedeceğiz. Gelen her mektuptan, çeşmemizden akan sudan, bilgisayarımıza kaydettiğimiz her dosyadan korkar olacağız. 

Modern ve gelişmiş dünya bağımsızlık, ırk ayrımı, sivil savaş, soğuk savaş, toplumsal ayrımcılık, ölümcül salgın hastalıklar ve ana bilgisayar sistemlerindeki arızalar gibi bir çok korkutucu tehditle yüz yüze kaldı. Yaşandıkları dönemlerde kamuoyunun ve basının dikkatini çeken bu tür felaketlerden sonra içinde yaşadığımız bilgisayar çağı ise daha az tanıdık ve daha korkutucu tehditleri beraberinde getirdi; siber terörizm, elektromanyetik bombalar ve önemlileri olan biyolojik ve kimyasal silahlar.

Siber Terörizm:

Bilgi çağıyla birlikte her geçen gün daha “akıllı” hale gelen teröristlerin teknoloji ile kurdukları ilişki geliştikçe, eylemlerindeki uzmanlıkları da artıyor.Doğuşunu teknolojiye borçlu olan bu yeni terör biçimi, teknoloji merkezlerine yönelik eylemleri ve teknolojiyi kullanarak gerçekleştirilen terör eylemleri olmak üzere iki ana başlık altında ele alınabilir. Teröristlerin herhangi bir bilgisayar merkezine yapacakları küçük bir bombalı saldırının her hangi bir başka bir saldırıdan çok daha fazla zarar getirebileceğinin farkında olmaları ciddi bir sorundur. Teröristlerin ve eylemcilerin özel yada resmi 1000 den fazla bilgisayar kuruluşunu bombaladığı düşünülürse; terörizmin dünya genelindeki bilgisayar iletişimi yönünden büyük bir tehdit olduğu açıktır. Dünyadaki terörist eylemlerin %60’ı bilgisayar merkezlerine yapılan eylemlerden oluşuyor. Boston’da terör karşıtı bir birimin başında olan FBI ajanlarından Neil GALLAGHER’ in daha 1986 yılına verdiği demeç çok dikkat çekicidir:

“-Bilgisayar merkezlerine yönelik bombalı saldırılarda ciddi bir artış olduğu açık. Korkutucu olan şu ki, toplumumuzun bilgisayara olan bağımlılığındaki artış, uğrayacakları zarar beyin ölümlerine benzetilebilecek riskler barındıran kritik düğüm noktaları oluşturuyor. Bu nedenle; bilgisayarlara girişilecek bir sabotaj sonucu ortaya çıkacak büyük bir toplumsal parçalanma ve ekonomik kayıp potansiyeli artmış durumda.”

Bilgisayar Terörizmine Karşı Birlik’ in yöneticisi Winn SCHWARTAU’ nun yazdığı “Terminal Compromise” adlı romanı bugün belki de gerçeğe dönmüş durumda: 

“-Bilgisayara karşı gerçekleştirilen terör eylemleri uzaktan kontrol edilen görünmez alanlarda savaşmak, çok büyük zarar vermek ve sonunda hiç iz bırakmadan kaybolmak için ideal bir mekanizma sağlıyor. Devlet politikaları ve eylemleri, ABD enformasyon toplumunun temel kaynağı olan 70.000.000 bilgisayarla bu ülkenin olası bir saldırıya karşı savunmasız, en derin zaafını yarattı.”Dominic BARON’un hazırladığı ve Londra Dışişleri Araştırma Enstitüsünün yayınladı 10 sayfalık raporda modern bir sanayi devletinin bilgisayar sistemlerine yönelik bir terörist eylemle nasıl felce uğratılacağı yazıyordu;

“-Belli başlı bilgisayar kurumlarına giriş bir suçu için de, iyi bir vatandaşa olduğu kadar açık. Bu nedenle “elektronik teröristler” için bazı güvenlik sistemlerinin en zayıf noktalarına yönelik stratejik planlar kurmak zor olmayacaktır.” 

Hedefin bilgisayar olduğu eylemlerde yöntem sabotaj yoluyla bilgisayara zarar verilmesi yada kullanımının tamamen durdurulmasıyken, bilgisayar eylem aracı olarak kullanılmaya kalkıldığında uygulanacak yöntem, bilgisayardaki verilerin değiştirilmesi ya da kopyalanması. Bu senaryonun baş rolünü oynayan “Hacker”’ lar birinci yöntemi uygulayan teröristlerin yaptıkları gibi bilgisayar merkezlerini bombalamak yerine sistemin merkezine virüs göndererek ya da sistemi kırıp içine girme yolu ile bilgi çalarak saldırmayı yeğliyorlar. Geleceğin Carlos’ unun çek yapımı bir VZ61 makineli tabanca yerine bir IBM PC ile silahlanmış olması pek şaşırtıcı olmaz.

İşte tarihte verilebilecek örnekler;

1996 Eylül ayında CIA web sitesi kırıldı. Her ne kadar gizli dosyalara giriş olmasa da site içeriğinin değiştirilmesi büyük etki yarattı.
1999 Ocak ayında San Antonio’ daki Kelly Hava Üssü bilgisayarları iki gün boyunca sürekli saldırıya uğradı. Saldırı Kanada, Norveç ve Tayland’ da ki ağlar üzerinden deneyimli kişilerce yapılan ve koordineli bir saldırı idi. 

Elektromanyetik Bomba:

Kısaltılmış adı ile e bomba tek bir tuğlayı kırmadan ve tek bir damla kan akıtmadan tüm bir kenti yere yıkabileceğinden mükemmel bir silah gibi gözüküyor.hazırlanması çok kolay olan bu bombayı oluşturacak mekanizmayı bir araya getirip büyük bir hasar meydana getirmek için dahi olmak gerekmiyor.Bu tür saldırıların yapıldığına inananlar varsa da silah arkasında hiçbir iz bırakmadığından bunlar ispatlanması zor kuşkular.Göz açıp kapayana kadar uygarlığı 200 yıl öncesine götürebilecek bu silahı yapmak için ödememiz gereken miktar yalnızca 400 dolar. İhtiyacımız olan teknoloji ise 1940’ ların teknolojisi. Bu özelliklerinden dolayı e-bomba terörle mücadele halindeki Dünya’ nın ciddiye alması gereken bir tehdit. 

Elektromanyetik bombanın temelini oluşturan düşünce üretilen yüksek güçte bir radyo dalgası yada mikrodalga atımının önüne çıkan tüm elektronik devreleri yok etmesi. Neredeyse etrafımızdaki her şeyin elektrikle çalıştığı bir çağda yaşadığımız düşünülürse böyle bir yöntem kitlesel bir yıkım yaratmak için ideal. Bunu kullanarak taşıma sistemleri durdurula bilinir, iletişim çökertilebilir ya da bilgisayar ağlarına zarar verebilirsiniz. 

E-bomba şu anda bile askeri silahlar arasında yerini almış olabilir. Bazılarına göre bu bombalar ABD’ nin 1999’ da radar sistemlerini vurmak amacı ile Sırp’ lara karşı yürüttüğü mücadelede kullanıldı. 

Elektromanyetik silahları kullanarak istediğiniz yere sızmanızda mümkün. Gördüğünüz tüm elektronik sistemleri yakarak yok etmek zorunda değilsiniz. Yapacağınız şey “yumuşak darbe” denen yöntemle sistemi geçici olarak çökertmek. Böylece elektronik sistemlerin içine girerek düşmanınız sizin orada olduğunuzu bilmeden sessizce yapmak istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Bu da askeri bilgileri ele geçirmek isteyen teröristlerin işlerini tamamlayana kadar sistemin hafızasını kaybetmesini sağlamak için çok uygun bir yöntem.


Biyolojik ve Kimyasal Tehdit:

Canberra’da ki, Zararlı Hayvanların kontrolü Araştırma Merkez’ inde görevli Ron JACKSON ve Avusturya Ulusal Üniversitesi araştırmacılarından Ian RAMSHAW, kıtada ciddi bir tehdit oluşturan farelerin kontrol edilebilmesi için mousepox virüsünün genlerinde değişiklikler yaparak bu farelere karşı kısırlaştırıcı bir aşı üretmek amacındaydılar. Bunu yapmak için, virüsler tarafından etkilenen hücrelerin proteinlerin üzerinde bir dizi işlem gerçekleştirdiler. Amaçları, farelerin kendi yumurtalarına karşı antikorlar üretmesini sağlamaktı. Bu amaçla etkiyi artırmak için bu virüsün antikor üretimini destekleyen bir protein olan interleukin-4 (IL-4) geni içermesini sağladılar. Fakat deneyler bu virüsün ılımlı soyu yerine öldürücü bir türünün oluşmasına neden oldu. Bilim adamları çiçek hastalığı üzerine benzer bir çalışma ile tüm dünyada çok daha tehlikeli bir etki oluşturabileceklerini düşünüyorlar. Deneylerin en korkutucu yönünün ise bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu aşı ile bile olsa korumanın sağlanamaması. Dolayısı ile böyle bir silah oluşturulursa buna karşı herhangi bir aşı mümkün değil. Biyoloji alanındaki bazı gelişmelerin çok ciddi tehlikelere yol açabilecek bir potansiyel taşıdıkları açık.Günümüzde dünya üzerinde birçok bölgede biyolojik nitelikli silahlar bulunmakta. Bu tür silahlar 2. Dünya Savaşında ortaya çıktıklarında oldukça önemli bir savaş gücü olarak kullanılmışlardı. Örneğin japon ordusu Bubonik veba bulaştırılmış pireleri 1942 yılında Mançurya’ da Çin güçlerinin üzerine saldığında pek çok Japon askeride hastalıktan etkilenmişti. Sonraki 15 yıl boyunca ABD ve diğer bir çok ülke biyolojik silah depolarını genişlettiler. Fakat 1969 yılında Nixon’ ın ABD’nin gelişmeleri durdurabileceğini açıklaması ile 1972 yılında Biyolojik Ve Zehirli Silahlar anlaşmasını imzaladılar. Buna rağmen bu tür silahların kullanıldığı birkaç olay ile karşılaşıldı. İşte bu olaylardan iki örnek:

1984 ABD’de Oregon’da kasabadaki restoranlardan yemek yiyen 750 kişinin zehirlenmesi idi. Bu olaydan, o bölgede bulunan ve Oregon’un yerlileri ile çatışma içinde olan bir örgütün sorumlu olduğu ortaya çıkarıldı. Örgüt üyeleri çiftliklerinde ürettikleri Salmonella bakterilerini bölgedeki 4 restoranın salata barlarına yaymışlardı.
1995 Tokyo metrosuna “sarin” adlı kimyasal silahla düzenlenen saldırıysa, kamuoyu belleğinde yeni bir dönüm noktası oldu. Aun Shinrikyo (üstün gerçek) adlı tarikatın düzenlediği bu saldırıda 12 kişi öldü 5500 kişi de yaralandı. 

1995-96 ABD’de Larry HARRİS adlı bir labaratuvar teknisyeni bir biyomedikal şirketinden vebaya sebep olan Yersinia pestis adlı bakteriden ısmarladı. Teslimatın geç kalması ile şirkete telefon eden Larry HARRİS’in konuşması sırasında şirket görevlileri şahsın labaratuvar bilgilerinin yetersizliğinden dolayı şüpheye düşmeleri ile şahıs güvenlik kuvvetlerince yakalandı. Yapılan araştırma ile Harris’in beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir örgütün üyesi olduğu ortaya çıktı.

Son olayda en ilginç ve dikkat çekici yön şahsın sahta antetli bir kağıt ve kredi kartı ile bu işlemi yapabilmesi idi. Bu bakterinin 20 dakikada bir bölündüğü düşünüldüğünde 10 saat içinde bir milyardan fazla kopyanın ortaya çıkabileceği kaygı vericidir.İşin en korkutucu yanı bu etkini uzun yıllar sürebileceğidir. Örneğin 2. Dünya savaşı sırasında Berlin Bomba yerine Anthrax bakterisi ile bombalansa idi kentin hala bu bakteri ile istila altında olabileceği açıklandı.Bu tip saldırılarda korunmak için aşıda söz konusu ama aşı ile korunma için önceden saldırı türünün bilinmesi gerekiyor. Tabii birde zamanla aşı ile tedavi edilemeyecek türlerinde ortaya çıkması söz konusu. Aşağıda yaygın türlerle ilgili bir tablo mevcuttur.

Nedir

Etkisi

Anthrax

Doğada genellikle toprakta bulunan Bacillus anthracis adlı bakteri kullanılıyor.

Bu bakteriler canlıların bedenine genellikle derideki yara ve sıyrıklardan alınıyor; ancak solunum ve sindirim yoluyla da bedene girebiliyor. Ölümcül etkisinin nedeni bakterilerinin oluşturduğu zehir. Solunum yoluyla alındığında kuluçka süresi 1-6 gün. Belirtileri: Ateş, kırıklık, bitkinlik, öksürük ve göğüs ağrısı. 24-36 saat sonra ölüm gerçekleşiyor.

Botulinum zehiri

Clostridium botulinium adlı bakterinin ürettiği nörotoksinler kullanılıyor.

Genellikle konserve besinlerde oluşuyor ve sindirim yoluyla yok ediliyor. Bakterilerin oluşturduğu zehrin önceden toplanarak saldırı amaçlı olarak püskürtülebileceği düşünülüyor. Zehir solunum amaçlı alındığında ölümcül etki yapıyor. Belirtileri; güçsüzlük, göz kapaklarının kapanması, baş dönmesi, ağız kuruluğu, bulanık görüş belirtileri ve 12-36 saat sonra başlıyor. Bunu felç ve solunum yetersizliği izliyor.

Brucella

Brucella cinsinden Coccobacilli’nin dört türünden birinin neden olduğu bir enfeksiyon.

Bakterilerin insanlarca alınması, pastörize edilmemiş süt ve peynirin sindirimi sırasında gerçekleşiyor. Bu bakterilerin saldırı amaçlı kullanımının sprey yoluyla ya da besinlerin kirletilmesi biçiminde olacağı düşünülüyor. Belirtileri düzensiz ateş, baş ağrısı, bitkinlik, zayıflık, depresyon ve zihinsel durum değişiklikleri.

Veba

Yersinia pestis adlı bakterinin neden olduğu ölümcül bir hastalık.

Normalde veba, enfeksiyonlu fareler üzerinde yaşayan pirelerin ısırığından bulaşır. Veba, sprey yoluyla da bulaşabilir. Bu durumda zatürree benzeri bir biçimde gelişir ve gereken iyileştirme uygulanmazsa üç gün içinde ölümle sonuçlanır. Saldırı amaçlı kullanımının sprey yoluyla olacağı düşünülüyor. Hastalık yüksek ateş, titreme, baş ağrısı ve kan kusma gibi belirtilerle başlıyor. Solunum güçlüğü ve oksijensizlik ortaya çıkıyor.

Tularemi

Normalde Francisella tularensis bakterisinin yol açtığı enfeksiyondan kaynaklanır.

Bazı böceklerin ısırığından ve kemirgen hayvanlardan geçer. Bu bakterilerin saldırı amaçlı kullanımının da sprey yoluyla olacağı düşünülüyor. Normalde hastalıktan ölüm oranı yüzde beşi geçmiyor; ancak saldırı sonucu havadan alındığı zaman ölümlerin daha çok olacağı düşünülüyor. Hastalığın kuluçka dönemi 3-5 gün olarak bilinse de hava saldırısında kullanımının bu süreyi azaltacağı düşünülüyor. Titreme ateş, baş ve karın ağrısı, öksürük gibi belirtileri var.

Not: Bu yazı Bilim ve Teknik dergisinin 407 nolu sayısından derlenmiştir.

 

webmaster@kpl.gov.tr
2002. Bütün Hakları Saklıdır.
İzinsiz olarak kısmen yada
tamamen çoğaltılması yasaktır.